İçeriğe geçmek için "Enter"a basın

Türk Gemisine Hukuk Dışı Arama

Alman Fırkateyni, 22 Kasım 2020 tarihinde Doğu Akdeniz’de Türk gemisine hukuk dışı arama bir arama yaptı. Avrupa birliği bünyesinde Irini Harekatı’nda görev yapan Yunan komutanlı Alman fırkateyni, Arkas Denizciliğe ait  MV Roseline-A gemisine operasyon düzenleyerek arama yaptı. İstanbuldan Libyaya giden MV Roseline-A isimli konteyner gemisi yapılan açıklamalara göre gıda ve boya gibi yükler taşımaktaydı.

MV ROSELINE-A Gemi Detayları

Bayrak Türk
Çağrı İşareti TCWE9
MMSI 271043491
Tam boy ve Eni 147.98 metre & 24.69 metre
Gross Tonajı 11153
DWT 16727
Gemi Türü Konteyner
İnşaa Yılı 1998

Rosaline-A gemisine yapılan aramanın görüntüleri:

MV Roseline-A, Arkas, IRINI Operation

Yapılan aramada gemide yasa dışı bir yük bulunmamakla birlikte yapılan operasyon gemi personeli tarafından cep telefonlarıyla kayıt altına alındı. Hamburg Fırkateyni’nin personeli gemiye helikopterden iniş yaptı. Yapılan arama 16 saat sürmüş ve konteynerlar içerisinde boya, gıda maddeleri gibi insani yardım malzemeleri bulunmuştur.

Türk Gemisine Hukuk Dışı Arama

Peki yapılan bu operasyon neden bu kadar ses getirmiştir ve bu operasyon uluslararası hukuka aykırıdır?

Bu durumda öncelikli olarak gemilerin hukuki durumunu bilmemiz gerekiyor. Daha önce yayımlamış olduğumuz Gemi Bayrağı Neden Önemlidir? okumanızı da tavsiye ederiz. Uluslararası deniz hukuku 92. Madde’de gemilerin hukuki durumu şöyle belirtilmektedir:

Madde 92

Gemilerin Hukuki Statüsü

1. Gemiler tek bir devletin bayrağı altında seyredecekler ve uluslararası andlaşmalarda ve işbu sözleşmede açıkça belirtilen istisnalar dışında, açık denizlerde o devletin münhasır yetkisine tâbi olacaklardır. Mülkiyetin gerçekten nakli veya sicilde değişiklik durumları haricinde bir gemi yolculuk sırasında veya bir limanda bayrağını değiştiremez.

Yani M/V Rosaline-A gemisi Türk bayraklı bir gemi olduğu için ve bu olay gerçekleştiği sırada gemi uluslararası sularda seyrine devam ettiği için sadece Türkiye Cumhuriyeti devletinin yetkileri altındadır.

Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Hami Aksoy izinsiz aranmasına ilişkin olarak:

Silah ambargosunu ihlal etmediği görülen gemimizin ağır hava şartları altında saatlerce güzergahından alıkonulmasını, ayrıca denetleme sırasında personele adeta suçlu muamelesi yapılmış olmasını esefle karşılıyoruz. Yetkisiz ve güç kullanılarak yapılan bu eylemi protesto ediyoruz. Bundan doğabilecek zarar ve kayıplara karşı ilgili gerçek ve tüzel kişilerin her türlü tazminat hakkı tabiatıyla saklı olacaktır.

açıklamasını yaptı.

Yukarıdaki açıklama ile birlikte denizcilik alanındaki otoriteler bu yapılan bu hukuksuz aramayı “deniz haydutluğu” olarak tanımlamaktadır. Uluslararası deniz hukukunda da deniz haydutluğu şu şekilde tanımlanmaktadır:

Deniz Haydutluğu Nedir?

Madde 101
Deniz Haydutluğu’nun tanımı

Aşağıda sayılan fiillerden herhangi biri deniz haydutluluğunu teşkil eder;

  • Bir özel geminin veya bir özel uçağın mürettebatı veya yolcuları tarafından:
    • Açık denizde, bir gemiye veya uçağa veya bunlardaki kişi veya mallara karşı;
    • Hiç bir devletin yetkisine tabi olmayan bir yerde, bir gemiye veya uçağa, kişilere veya mallara karşı,

kişisel amaçlarla işlenen her türlü yasa dışı şiddet veya alıkoyma veya yağma fiili;

  • Gemiye veya uçağa deniz haydudu gemi veya uçak niteliğini veren olaylara ait bilgisi olmak kaydıyla bir geminin veya bir uçağın kullanılmasına isteyerek katılma fiili;
  • a) ve b) fıkralarında tanımlanan fiillerin işlenmesini teşvik eden veya bunları kolaylaştırmak üzere işlenen her fiil.

Dışişleri Bakanlığı ve Milli Savunma bakanlığı birer açıklama yayımlamış, MSB tarafından bu konuda “bölgedeki huzur ve istikrarın muhafazası ve bu tarz olayların bir daha yaşanmaması ile gerekli işbirliği ve koordinasyonun  arttırılması için çalışmaya hazır olduğumuzu hatırlatırız. Başta müttefiklerimiz olmak üzere tüm tarafların uluslararası hukuka, deniz hukukuna ve teamüllere uygun davranmasını bekliyoruz.” açıklaması yapılmıştır.

Ne söylediler?

Aşağıda denizcilik konusunda söz sahibi kişilerin görüşlerine yer verdik.

IRINI Harekatı Nedir?

Birleşmiş Milletler, Libyada uzun süredir süren iç savaşın barışçıl sonlanması için konferanslar düzenlemiştir. Bu sonuca ulaşmak için, 17 Şubat’ta Avrupa Birliği Dışişleri Konseyi, Akdeniz’de yeni bir CSDP (Ortak Güvenlik ve Savunma Politikası) Operasyonu başlatmaya karar vermiştir. EUNAVFOR MED IRINI (Yunanca “barış”) adlı Operasyon böylece 31 Mart 2020’de başlatılmıştır. IRINI, AB Operasyon Komutanı olarak Tuğamiral Fabio Agostini tarafından yönetiliyor ve merkezi Roma, İtalya’da bulunuyor. Kuvvet komutanı ise Yunanistanlı Komodor Theodoros Mikropoulos’dur.

IRINI Operasyonu sitesinde yapılan haberde bayrak devletinden (Türkiye) izin istendiği ve cevap alınmaması üzerine Alman Hamburg Fırkateyn personelinin uluslararası sularda gemiye çıktığı belirtilmiş. Operasyon esnasında da gemi kaptanı ve personelinin gemiye çıkan askerlerle uyumlu ve iş birlikçi bir tavır takındığı belirtilmiş. Bayrak devletinden (Türkiye) operasyona net bir şekilde izin verilmediğinin belirtilmesinin ardından operasyonun bitirildiği de ayrıca belirtilmiş.

Aşağıdaki yorumlar bölümünden bizimle konu hakkındaki görüşlerinizi belirte bilirsiniz.

İlk yorum yapan siz olun

Bir Yorum Yapın

%d blogcu bunu beğendi: