Denizcilere Sıkça Sorulan Sorular

Lisede denizcilik eğitimine başladığım günden bu yana insanların sürekli merak ettikleri ve sordukları bir takım sorulara cevap vermeye çalıştım. Bu sorular bir yerden sonra biraz can sıkıcı olmaya başladı. Çünkü bozuk plak gibi bir yerden sonra aynı sorular gelmeye başladı. Şimdi bu soruları derleyip cevaplandırmaya çalışacağım.

Bu yazıyı seriler halinde düzenlemek istiyorum o sebeple aklıma gelen ilk 5 soruyu derleyip aşağıda sizlerle paylaşıyorum.

1. Oh, ne güzel. Okyanusun ortasındasınız bomboş hiç bir şey yapmıyorsunuz. Canınız sıkılmıyor mu?

Hiç birşey yapmıyoruz kısmı yanlış çalışıyoruz, hemde çok fazla. Karada hiç kimsenin çalışmayacağı kadar. Hiç bir şey yapmıyorsunuz denilmesi şahsi olarak sinirlerimi bozuyor ve biraz da haksızlığa uğramış gibi hissediyorum. Çok çalışıyoruz, eğer vaktimiz olursa bu zamanı uyuyarak geçiriyoruz çünkü:

UYKU, DENİZCİNİN SERMAYESİDİR!

Bu benim uydurduğum bir söz değil. Uykusuzluk yüzünden hata yapan ve hatalar sonucu kaza yapan gemiler, kaybedilen hayatlar var. Bunu engellemek amacıyla “IMO Guidelines on FATIGUE” isimli bir kitap yayınladı ve gemilerde bulunur. Çalıştık, uyuduk ve dinlendik ve vaktimiz var. Bu vakti gemideki diğer kafa dengi arkadaşlar ile konuşarak, playstation oynayarak kısacası sosyalleşmeye çalışarak geçiriyoruz. Eğer kafa dengi kişiler yoksa bu vakti kendimize ayırıyoruz ve film izleyerek, müzik dinleyerek veya imkan varsa telefon veya internet vasıtasıyla eş, dost ile görüşerek harcıyoruz. Sonuç olarak canımız çok fazla sıkılmıyor eğer gemideki imkanlar iyi ise ve karada bir problem yoksa.

2. Gece olunca gemileri nereye park ediyorsunuz?

Öncelikli olarak gemiler park etmezler, açık denizde drift [1] [2] veya alargada (açıkta) beklerler. Kıyıya yakın yerlerde demir atarlar ve limanlarda da bağlarlar. Yani denizcilikte park etmek diye bir tabir yoktur. Gemiler her hangi önemli bir durum olmadığı haller dışında durmazlar. Yani gemiler, gece gündüz ilerlemeye devam ederler. 1 gün, 4’er saatlik vardiyalara bölünmüştür ve her zabit kendi vardiyasında çalışır ve böylece gemi durmadan ilerler. Örneğin 4. kaptan sabah 08:00dan, öğlen 12:00’a kadar çalışır. yemek molasından sonra varsa güvertedeki işlerini yapar ve akşam 20:00’dan 24:00 a kadar ikinci vardiyasını tutar ve dinlenmeye geçer. Bu vardiyalar 3. kaptan (12:00-16:00/00:00-04:00) ve 2. kaptanda da (16:00-20:00/04:00-08:00) kendi saatlerindedir. Bu vardiya durumu limanlarda da devam eder çünkü limanlarda da taşınacak malların yüklenmesi ve tahliyesi ile ilgileniyoruz.

3. Limanda gezme imkanınız oluyor mu?

Bu sorunun cevabı hangi tür gemide çalıştığınıza göre değişiyor. Tanker, kimyasal, konteyner gibi zamanın çok önemli olduğu, yükleme ve tahliyenin çok hızlı yapıldığı gemi türlerinde bunun cevabı “Çok nadir”. Ancak dökmeci gibi gibi gemilerde çalışıyorsanız bunun cevabı ‘’EVET’’

Gezip dolaşarak stres atmaya çalışıyoruz. Alışveriş yaparak gemide erişimimiz olmayan (çikolata, cips, yeni elektronik) ve ihtiyacımız olan şeyleri gideriyoruz. İnternet erişimi olan bir yerde yakınlarımızla rahatça iletişime geçmeye çalışıyoruz.

4. Ailenizle nasıl iletişim kuruyorsunuz?

Eskilerden telsizler ile iletişim kuruluyormuş. Şimdilerde uydu telefonları ile iletişim kuruyoruz. Benim çalıştığım gemideki kullanım bedeli 40 dk için $25 dı. Yani dakikası (40/25).2,91= 4.66 Lira.

Son zamanlarda gemilerde uydu internet sistemlerinin yayılması ile iletişim daha kolay hale geldi ve WhatsApp, Viber gibi uygulamaların yanında web sayfalarına da erişim imkanımız oluştu. Şirketler kendi politikalarına göre internet erişimini ücretli, ücretsiz veya belirli miktarlarda ücretsiz aşımda ücretli şeklinde yapabiliyor. Bu sayede hem yakınlarımızdan haber alabiliyoruz, hemde ülke gündemini spor gündemini takip edebiliyoruz.

Hiç yoktan iyidir.

5. Öyle büyük dalgalar geldiğinde korkmuyor musunuz?

Hayır, korkmuyoruz. Şöyle bir durum var ilk gemiye çıkan bir kişi, stajyer,  ilk fırtınaya girişinde korkabilir ancak zamanla buna alışır ve artık korkmaz. Çünkü fırtınaya girdiğinde ne yapması gerektiğini, neler olabileceğini öğrenmiş olur. Ayrıca Allah korusun geminin batması gibi bir durumda ne yapacağını öğrenir. Gerçi öyle bir durumda herkes korkar ancak fırtına esnasında denizciler kolay kolay korkmazlar.

Bu yazının da sonuna geldik. Sormak istediğiniz soruları  ve düşüncelerinizi aşağıdaki yorumlar bölümünde belirtin ayrıca YouTube videolarımızı beğenmeyi ve kanalımıza abone olmayı unutmayın. Bir sonraki yazımızda görüşmek üzere hoşçakalın.

Güven

Aframax, Suezmax ham petrol ve kimyasal tankerlerde 2. Zabit olarak görev yaptı.

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: